Mehmet Seyda | Köyün Uğuru Memet
Karısı Güllü:
Başka köye gidek ağa, dedi.
Mehmet'in gözleri doldu:
"Neden ki garı?" diye sordu. "Ben n'ettim onlara ? Bu köyün uğuruyum ben. Gaç sel afatı tarlama...
Reşad Ekrem Koçu | Kapıya Çıkma
" Acemi oğlanlarının Yeniçeri Ocağı kütük defterine kaydedilerek yeniçeri yapılmasına "kapıya çıkma" denilirdi.
Her acemi oğlanı yeniçeri olamazdı. Bazen aşırı serkeşliğinden yeniçeriliğe layık görülmz, bazen...
Haldun Taner | İzinli Leylek
"Böylesi, belki de hayırlı oldu. Çünkü bıraksalar orada oturup, yaralı leyleğin hüsranı ile insanoğlunun kaçınılmaz kaderi arasında benzerlikler bulan, başımdan büyük bir hikâye yazmaya...
Reşad Ekrem Koçu | Acemi Oğlanların Gördükleri Hizmetler
" Acemi oğlanlarının kışlaları dışında kullanıldıkları hizmetler şunlardır:
1- Tophane'de mütehassıs amelelik, bilhassa küçük yaşta olanlar seçilir, yeniçerilik çağına gelinceye kadar dikkatle yetiştirilirdi. Tophane Kışlası'nda...
Aziz Nesin | Sınır Üstündeki Ev
" İhtiyarın karısı:
-Suç sizin değil, ev sahibinin, dedi. Ev yaptırırken suyu, elektriği, havagazını, manzarayı düşünüyorlar da, hangi bölgeye girdiğini hiç hesplamıyorlar. İnsan hiç böyle...
Orhan Kemal | Piyango Bileti
" Adam cıgara üstüne cıgara içti. İnci çoktan uyumuştu. Adam elbisesini çıkardı. Yatağa sırt üstü uzandı, yeni bir cıgara yaktı.
KAdın da uzanmıştı, ağzında sakız....
Kemal Bilbaşar | Kurban
" Murat'ın hayvanla uğraşacak vakti yoktu. O, herkesten fazla, gelen dört beygirliyi merak ediyordu. Hayvanı bıraktı, yokuştan inen traktöre doğru koştu.
Traktör, yeşil dallarla, çiçeklerle...
Reşat Enis Aygen | Talkın
" Gün kararır kararmaz etrafı hafif bir bulanıklık kaplamıştı. Sıcak yaz akşamlarının sessizliği... Çıt yok. Sade hiç durmadan akan çeşmenin çağıltısı. Ve arada, şehre...
Sait Faik Abasıyanık | Hallaç
" O gün ne güzel bir gündü. Deniz ne serindi! Ne güler yüzlüydü sandallar, çocuklar, kadınlar! Sanki kimse kimseye bütün gün sövmemişti. Dünya yüzüne...
Reşad Ekrem Koçu | Devşirme Suiistimallerine Misal
" Oğlan devşirme işindeki şu vaka ise hakikaten pek cüretkâranedir:
1556'da Divan-ı Hümayun kâtiplerinden Gıyas, sahte bir devşirme fermanı yazar, nişancı kaleminden Nasuh da bu...







