Reşad Ekrem Koçu | Yeniçerilere Verilen Cezalar

 

          Kışlada yahut dışarıda işlenmiş kavgacılık, dövüş, küfürbazlık, yoklamada bulunmamak, namaz ve oruç ibadetlerinde kusur gibi suçlara adi hapis cezası verilirdi. Bu ceza, neferle en yakın ve daimi temas halinde bulunan odabaşılar tarafından verilir ve nefer, adi hapsini kendi ortasının mutfağının hapsinde geçirir, ayak bilekleri zincirle bağlı olarak bulaşık yıkar, mutfağın taş zeminini yıkar, süpürür, cezası müddetince koğuşuna gitmeyip mutfakta kuru tahta üstünde yatardı.

          Aşırı edepsizlik, serkeşlik, amire itaatsizlik, sarhoşluk, sokakta ırz ehline harfendazlık, suçlunun mazisine, siciline, suçun yerine, suçun yerine şekline göre derece derece dayakla cezalandırılırdı. Onun için yine bir ocak ananesi olarak, suçlunun mensup olduğu ortanın yoldaşları huzurunda fakat akşam namazından ve akşam yemeğinden sonra, tek bir mum ışığı altında, hemen hemen karanlıkta tatbik olunurdu. Dayak yiyen neferin kim olduğu elbet bilinirdi, lakin dayak esnasında yüzü seçilmez bu suretle koğuş arkadaşları arasında askerlik haysiyet ve şerefi korunmuş olurdu.

         İdam cezası eğer siyasi sebeplerle verilmişse, mahkum ocaktaki mevkiinin, rütbesinin şanına göre bir valilik veya sancakbeyliğine tayin edilir veya kendisine bir sipahi tımarı verilir, bu suretle Yeniçeri Ocağı’yla alakası kesilir, sonra idam hükmü infaz olunurdu.

          Adi cinai suçlarda ölüme mahkum olan yeniçeriler ise evvela ocaktan merasimle tart olunur, sonra öldürülürdü. Ocaktan tart Ağa Divanı’nda yapılırdı… Ölüm cezasının infazından sonra cesedin ayaklarına ağır taşlar, Rumelihisarı’nda ise bir taş gülle bağlanır, baş ve gövde bir çuval içinde denize atılırdı.

 

Reşad Ekrem Koçu – Yeniçeriler

(Doğan Kitap Yayınları)

Yanıtla:

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazınız